Sessizlik cenneti; Marmara Adası
Huzur, dinginlik ve yemyeşil bir doğa arayanların tercihi Marmara adası oluyor. İstanbul’dan iki buçuk saatlik bir yolculukla ulaşılabilen ada mermerleri, rutubetsiz havası ve güzel plajları ile ünlü…
Huzur, dinginlik ve yemyeşil bir doğa arayanların tercihi Marmara adası oluyor. İstanbul’dan iki buçuk saatlik bir yolculukla ulaşılabilen ada mermerleri, rutubetsiz havası ve güzel plajları ile ünlü…
Kalabalık ailelerden bekar gençlere, yaşlı çiftlerden yeni evlilere kadar her kesimin ilgisini çeken Avşa, ada yaşamını özleyenleri bekliyor. Burada düşük bütçeli tatil yapabilir, çılgınlar gibi eğlenebilirsiniz.
Heybeliada yazın bir başka güzel. Bu bol oksijenli küçücük adada ağaçların serin gölgelerinde piknik yapmak, ada restoranlarında uzun sohbetlere dalmak, denize girmek ve fazla uzağa gitmeden güzel bir tatil geçirmek mümkün.
Günü birlik gidilip dünya değiştireceğiniz bir yer Sedef adası! Denize girin, yiyin, için ve akşam club’a dönen Club Ada Sedef ve Elio Sedef’de doyasıya eğlenin.
Dört tarafı plajlarla çevrili olan Kınalıada yazın begonvillerle, zakkumlar ağaçlarıyla, sarmaşık yaseminlerle ve sardunyalarla renkleniyor. Adalar vapuruyla ilk uğranan ada olduğu için de hayli popüler.
Çocukken yazdığım öykülerin, şiirlerin tek bir harfi değiştirilse büyüsü bozulan ‘kutsal metinler’ olduğunu düşünürdüm. Büyüyünce bakış açım değişti. Anladım ki daha iyi yazmak için yeniliklere açık olmak, sürekli arayışta olmak ve denemeler yapmak gerek. Büyük yazarların metinlerini nasıl kurguladığına kafa yormak, yaratıcılığı zorlamak, en önemlisi de bunu sürekli kılmak yazma yolculuğunun yapı taşları… Bu atölyeyi kurgularken amacım yazmaya kafa yoran insanlara günlük, minik hatırlatmalar yapmak, onların yazma yolculuğunda onlara eşlik edebilmek… Biliyorum ki kendini geliştirmenin en önemli adımı süreklilik ve çalışma…