6 Kasım 2019

Kurumsal taciz ve görünmeyen zaman maliyetleri

Kurumsal taciz ve görünmeyen zaman maliyetleri

Eskiden telefon sapıkları vardı, şimdi ise ‘kurumsal sapıklar’… Bir çok firma pazarlama yapacağım, müşteriyi elimde tutacağım diye bizi resmen taciz ediyor. İnternet kullanmak bile git gide yıldırmaya başladı.

Eskiden ara ara gelen sessiz telefonlar modaydı, insanların birbiri ile iletişim kuramaması nasıl bir olgu ise bunu yapanlara ‘telefon sapıkları’ denirdi. “Seviyorsan git konuş bence” dönemi geldiğinden beri sessiz telefonlar kalmadı ama bu telefonların yerini kurumların pazarlamacıları ve robotları aldı.

Kurumsal telefon tacizleri
14 yıl kullandığım GSM şirketimden ayrıldım. Bu uzun ilişkinin hatırına bana gelen tek mesaj, “Gidiyorsun ama bir fatura daha ödeyeceksin ona göre” oldu. Ne müşteri ilişkilerinden bir arayan oldu, ne de “Niye gidiyorsun, bir hata mı ettik?” diyen… Bu arada bir kurumdan ayrılmadan önce -iyi müşteri- olarak her zaman geri bildirim veririm. Memnun kalmadığım hizmetler için kendilerini defalarca aramıştım, ciddiye almamışlardı.

Aynı ayrılığı üyesi olduğum televizyon platformu ile de yaşadık. Onlarla da ilişkimiz 10 yılı geçmişti, bir dönem uydu hariç tekellerdi ve çok yüksek rakamlar talep ediyorlardı, alternatifler çıkınca onları da bıraktım.

Bu iki firma kabusum oldu. GSM firması düzenli olarak haftada 2–3 kez arıyor, televizyon platformu ise bir dönem günde 2–3 kez arıyordu, şimdi haftada bire düşürdüler. Telefonumu silin diye kaç kez ikaz ettim, yazılı müracaatta bulundum, gelen aramaları engelledim.

Televizyon platformu tacizini henüz engellemediğim farklı telefon numaralarıyla beni aramakla sürdürdü, GSM firması ise robot aramalarla… Sürekli telefonum çalıyor ve bir robot “Hadi geri dönün” diyor. Kurtulmam için önerisi olan varsa lütfen yorum yazsın ya da e-posta atsın.

Retargeting kabusu
Tüketici olarak bir şeyi aradıysam hemen karar verir ve alırım. Geçenlerde bir çanta araştırdım ve araştırdığım gün de satın aldım. Haftalardır aynı ürünler karşımda… Bazı Google reklamlarında sağ üst köşede ‘i’ harfi çıkıyor. Oradan bu reklamı gösterme tuşu olabiliyor ama orada satın aldım tuşunu nadiren görüyorum, başka çözümünü bilen beni yeşillendirsin.

SMS ve e-posta tacizi
Alışveriş yaparken gaza gelip, “Tabii tabii gelsin SMS’iniz” diyorsunuz. Tamam da, o SMS her gün mü gönderilir? Bazı markaların çok büyük reklam bütçeleri olacak ki her gün SMS atıyorlar. Sevdiğiniz ve haber almak istediğiniz bir marka da olsa bir süre sonra önemini yitiriyor ve mesajlara bakmamaya başlıyorsunuz.

Bazı konuları e-posta üzerinden takip ediyorum. SMS’teki yoğun trafik e-posta’da da var. Her gün yüzlerce e-posta siliyorum bu yüzden. Çünkü her kurum, bir mesajı olmasa da kendini hatırlatmak için e-posta göndermeyi kendine görev biliyor. Böylece önemli olanlar da arada kaynıyor.

Her web sitesi girişinde “Bizden haber almak ister misiniz” sorusu
Bir haberci olduğum için bazen çok fazla site taraması yapmam gerekiyor, her girdiğim site mutlaka “Üye ol”, “Bizden haber almak ister misiniz” soruları ile yıldırıyor. “Ya bir bilgiye bakıp çıkacağım” diyemiyorsunuz. İlla şecerenize kadar form doldurtuyorlar.

Haber ve sosyal medya platformlarının kapanamayan reklamları
Bazı haber sitelerine, önüme atlayan ve uzun süre kapanmayan reklamları yüzünden artık girmiyorum. Galeriler de ikinci girmeme sebebim. Bir ağız tadıyla haber okuyamamak gerçekten sinir bozucu. Sürekli atlayan zıplayan şeylerden dolayı okuduğuma da konsantre olamıyorum. Türkiye’de okuyacak gazete kalmayınca Youtube’a haber kanalı muamelesi yapmaya başladım fakat reklamlar yüzünden 15 dakika sonra içimden bir ses, “Kaç, kaç” diye bağırmaya başlıyor.

Tabii ki her mecra yaşamak için reklam almak zorunda ya da kurumlar müşteri sadakatinin bu kadar düştüğü dönemlerde reklam yapmak zorunda ama bunun da bıktırmayan, yıldırmayan, eziyete dönüşmeyen bir yolu olmalı. Hele de bu kadar teknolojik gelişmeden sonra…

Tüm bu trafiğin günümü nasıl etkilediğine bakıyorum. En değerli şey zaman ve yüzde 90’ı gereksiz bu pazarlama faaliyetleri günün sonunda en az 2–3 saatimi tüketiyor. Sürekli bölündüğüm için konsantrasyonumu da olumsuz etkilediğini görüyorum. Peki ne yararları var?

SMS attı diye ekstradan bir çiçek siparişi verdiğim veya indirimde diye deri mont aldığım olmadı şimdiye kadar.

Bir pazarlama argümanını birkaç firma kullandığında dikkat çekiyor ama herkes kullandığında tüketici arada telef oluyor. Şimdi başka şeyler bulma zamanı…

Sevgili Turkcell, Digitürk, Google, Youtube… Sesim geliyor mu?

“Bir editöre kitap dosyası nasıl gönderilir?” yazısı için tıklayabilirsiniz.

Daha detaylı bilgi için benimle iletişime geçebilirsiniz;

info@murselcavus.com

0 likes Yazım Atölyesi # , , , , , ,
Share: / / /