Tarih

14/02/20 Tarih # , ,

Sevgililer Günü

Sevgililer Günü kaynağını Roma İmparatorluğu’ndan alan bir gelenek. Sonu iyi bitmedi ama gelenekselleşen yapısıyla hala sevgililere bir gün de olsa mutluluk kaynağı oluyor. Hristiyan rahip Aziz Valentine’nin adıyla da anılır Sevgililer Günü. Günümüzden tam 1950 yıl önce kutlanmaya başlanmıştır. Öyküsünde acı, korku ve tehditlere karşı direnebilen büyük sevgi gücünün geçmişi vardır.

Continue reading

0 likes no responses
28/01/20 Tarih #

Hindenburg Felaketi: Zeplinde hava taşımacılığının sonu

Zeplin… Bu devasa sevimli balon çağın başlangıcında en çok sempati taşıyan araçtı. 1930’larda Almanya’dan Güney Amerika’ya zeplinle üç günde gidivermek dönemin en modern seyahat yöntemiydi. Ancak ne yazık ki saltanatı uzun sürmedi. Hindenburg adlı zeplinin nedeni anlaşılamayan bir kazada infilak etmesi zeplinle hava taşımacılığının sonu oldu.

Continue reading

0 likes no responses
27/01/20 Tarih #

Televizyon: Evimizdeki sihirli kutu

Televizyon 1960’larda gelişmiş ülkelerin başlıca iletişim aracı oldu çıktı. Öyle ki tüm ülkelerde sinemaya gitme, gazete ve dergi okuma, son zamanlarda da kitap okuma alışkanlığı giderek azaldı. Bu mavi ışıklı kutu yaşantımızın önemli bir parçası haline geldi. Bir insanın ortalama günlük televizyon izleme süresi iki buçuk saatten fazla.

Continue reading

0 likes no responses
02/01/20 Tarih # ,

Alexander Fleming; Antibiyotiğin ilk örneği penisilini buldu

Antibiyotiğin ilk örneği olan penisilin Alexander Fleming, Howard Walter Florey ve Ernst Boris Chain adlı üç bilim adamının çalışmaları sonucunda bulundu. Bu üç bilim adamı penisilini arıttı ve geniş çapta üretimini sağladı. Artık hasta olduğumuzda antibiyotikler sayesinde hızla iyileşebiliyoruz.

Continue reading

0 likes no responses
31/12/19 Tarih #

Bilimde kopyalama çağı

Bilim tüm doğa yasalarına meydan okuyarak bir koyunu kopyaladı. İskoçya Edinburg’daki Roslin Ensitüsü’nde yapılan bir açıklamayla ilk defa bir memelinin canlı kopyasının üretildiği duyuruldu. Genetik bilimci lan Welmuth’un çalışmaları ile meydana gelen bu olay genetikte yeni bir çağın başlangıcı oldu. Kopya koyuna “Dolly” adı verildi.

Genetik harikası Dolly, Haziran 1996 doğumlu ve ikizler burcunun tipik özelliklerini taşıyor. Dolly’nin doğumu hiç de kolay olmadı. Bir koyunun yumurtalıklarından alman hücrelerin DNA yapıları, bir başka yumurtaya kondu. Ardından elektrik akımlarıyla bu hücreler yaşatılmaya çalışıldı. 277 yumurta hücresinin ancak 29’u yaşayabildiyse de bu hücreler Dolly’nin doğumu için yeterli oldu. Dolly’nin en ilginç özelliği ise, ilk hücrelerin tıpatıp bir kopyası olmakla beraber annesiyle hiç bir bakımdan benzerlik taşımıyor olmasıydı.

Bu çalışma sayesinde yaşlanmaya çözüm bulunacak, birçok hastalığın üstesinden gelinecek. Koplama tabii ki pek çok soruyu da gündeme getirdi.

Daha önce yitirdikleri çocuklarının aynısına yeniden sahip olmak ya da ölmek üzere olan çocuklarına organ nakli yapmak isteyen aileler, insan kopyalamasını onaylıyorlar. Uzmanlar yetişkin insanların da çeşitli nedenlerle kopyama başvurusunda bulunabileceklerini ifade ediyorlar. Ancak bazı kişiler insanların tek olmayı tercih edeceğini iddia ediyor.

Ölü insanın da kopyalanabileceğini söyleyen Colombia Üniversitesi profesörü Randhall Prather, vücut çürümeden DNA sağlanırsa kopyalamanın mümkün olduğunu bildiriyor. Fakat bir uyarı; aynı genler aynı karakterli insanların doğmasına yol açmıyor. Genlerin cenindeki etkileşimleri ve çevre faktörü kişilik yapısında önemli rol oynuyor.

Kopyalanan insan DNA’sının sağlık problemleri ile karşılaşıp karşılaşmayacağı ise bilinmiyor.

0 likes no responses
1 2 3 4 22