19 Ekim 2020

Bağımsız Editörler Platformu’nda Tarih Editörlüğü konuşuldu

Bağımsız Editörler Platformu’nda Tarih Editörlüğü konuşuldu

Bağımsız Editörler Platformu’nun (BEP) Ekim ayındaki toplantısında Dr. Harun Tuncer, tarih editörlüğünü anlattı. Tarih editörlüğü nedir, bir tarih editörünün taşıması gereken özellikler nelerdir gibi konularda meslektaşlarını bilgilendirdi.

Konuşmasına tarih editörlüğünün kaba tanımıyla başlayan Harun Tuncer, tarih editörlüğünün genel anlamda editörlük uğraşısının “kurmaca-dışı” üst başlığı altında “tarih” alanına hasredilmesi demek olduğunu belirtti. Ardından tarih editörü olabilmek için gerekli ve yeterli şartlar bulunduğunu ifade etti.

Tuncer, tarih editörlüğü için gerekli şartları dört maddede topladı ve bu dört maddeyi şöyle sıraladı, “Lisans ya da lisansüstü düzeyde tarih eğitimi almış olmak; okumalarını özellikle bu alana yoğunlaştırmak. (Osmanlıca-İngilizce); referans/başvuru niteliğindeki eser ve kaynakları bilmek ve bunları ulaşılabilir bir ortamda bulundurmak ve özellikle dönemin terminolojisine hâkim olmak.”

Tarih editörünün taşıması gereken özellikler

Dr. Tuncer daha sonra yeterli şartları da altı madde halinde sıraladı: Merak ve ilgi; alana ait literatürün sıkı takibi; alanın önde gelen yerli/yabancı isimlerinin yakından takibi; gelişmiş bir dil zevki; yazma pratiği ve yerine göre yazarın üslubunu taklit edebilecek bir üslup/dil esnekliği.

Editörlüğün tek taraflı bir çaba olmadığını, bir eserin ancak yazarın temelli bir çabasıyla yaratılabileceğini ifade eden Tuncer, editör olarak yazarlardan beklentileri olduğunu da belirtti. Bu beklentileri de gruplandıran Tuncer, genel ve özel beklentileri kabaca beş madde altında topladı.

Bunlara göre yazar, yayınevinin yayın politikasını biliyor olmalı ve ona uygun içerik göndermeli; yayınevinin prosedürlerine uymalı (başvuru formu, süreç, eserin ham biçiminin uygunluğu); editörle arasına belli düzeyde bir mesafe koymalı; editörün otoritesini kabul etmeli yani editörün metin üzerinde yazar kadar olmasa da ona yakın düzeyde müdahale şansı bulunduğu gerçeğini kabullenmeli ve son olarak editörün kendisiyle iletişim kurabileceği kanalları daima açık tutmalıdır.

Tarih editörünün karşılaştığı sorunlar

Bu alanda eser veren insanların çoğunun akademisyenler olduğunu ifade eden Tuncer, bu işi bir hobi olarak ve imkân nispetinde profesyonelce yapmaya çalışan insan sayısının az olduğunu söyledi.

Tuncer, “Akademik personel, şeklen eseri belli bir formata getirse de içerik olarak dolu, yeterli ve güncel bir metin teslim etme konusunda yetersiz kalabiliyor. Bunun ise sebepleri var. Yazdıkları eser genelde “yüksek lisans ya da doktora tezi” oluyor ve alana bir katkı sağlamak hevesi ve heyecanından çok akademik olarak yükselebilmek kaygısıyla hareket ediyorlar. Bu düzeydeki insanlar genelde birer “lay-man*” kabul ettikleri editörlerin katkı ve eleştirilerini küçümsüyor ve dikkate almıyorlar. Meraklı araştırmacıların sorunu ise birincil kaynaklara erişim ve içerik oluşturabilecek teknik kapasiteden yoksun olmaları. Dil konusunda yetersizlikleri, üslupsuzlukları, metnin biçim ve inşasındaki zaafları maalesef ortalama bir eğitim düzeyi yakalanamadığını gösteriyor. Bunun muhataba iletilmesi durumunda da alınan tepki eserin geri çekilmesi, bu işe küsülmesi, hatta zaman zaman yayınevi aleyhine kara-propagandaya varan infialler oluyor” dedi.

Bağımsız Editörler Platformu her ay editörlüğün bir yönünü masaya yatıran toplantılar yapmaya devam ediyor. Gelecek aylarda şiir editörlüğü, çeviri editörlüğü, proje editörlüğü konuşulacak.   

* akademi-dışı

0 likes Yazım Atölyesi # ,
Share: / / /